BİZE ULAŞIN

SİBER-POLİTİK ANALİZ

Hamas-İsrail Savaşının Siber Cephesinde Yaşananlar

24.10.2023 •
SHARE

Hamas ve İsrail arasında iki haftadan uzun süren ve bir savaşa dönüşen çatışmalar, 7 Ekim günü Hamas’ın askeri kanadı olan İzzeddin El-Kassam Tugayları tarafından İsrail’e yönelik operasyonlar sonucu başlamıştı. Söz konusu savaşın ilk günlerinde silahlı unsurlar sahada varlık gösteriyordu. Ancak ilerleyen günlerde konvansiyonel cepheye siber cephe de katılmış oldu. 

Son yıllarda neredeyse tüm jeopolitik sorunlarda olduğu gibi, bu savaşta da siber alanın önemli derecede etkin olduğu görüldü. Aktörlerin çeşitliliği ve dezenformasyon gibi bilgi operasyonlarının da dahil olduğu farklı siber eylemler bu savaşta yerini aldı. İsrail’in sadece Hamas’a değil, aynı zamanda sivillere yönelik saldırılarının neden olduğu can kayıpları sonrasında bu savaşın siber boyutu daha da şiddetlendi. Ayrıca siber aktörler, İsrail ya da Hamas yanlısı tutum izleyen kendi devletlerini de hedef olarak belirledi. Bu durum gelinen noktadaki tehlikeyi gösteriyor.

Siber aktörlerin tehlikeli yükselişi

Çeşitli kaynaklardan elde edilen verilere göre, günümüz itibarıyla siber çatışmada yer alan hacktivistlerin ve hacker gruplarının sayısı 100’ü aşmış durumda. Söz konusu siber aktörlerin bir kısmı daha sonra birleşti ve bir siber ittifak oluşturdu. Dolayısıyla bazı kaynaklarda Hamas-İsrail siber çatışmasında rol üstlenen grupların sayısı 60-70 aralığında değişmekte. Nihai olarak tarafların dağılımına bakıldığında, İsrail’i destekleyen grupların sayısı, Filistin’i destekleyenlerin neredeyse beşte birini oluşturuyor. Bu da siber cephede en fazla hedef olan tarafın İsrail olduğunu ortaya koyuyor. 



Şekil 1 - İsrail ve Hamas'a desteklerini açıklayan hacker grupları (Kaynak: Cyberknow20)

Her durumda, sahada aktif rol üstlenen ve siber operasyonlar yürüten hacktivistler ve hacker gruplarının sayısı oldukça yüksek seviyede. Rusya-Ukrayna savaşında bile siber çatışmalar oldukça yoğun olmasına rağmen bu kadar geniş çaplı gruplar siber çatışmalara dahil olmamıştı. Bu bir tehlikeye de işaret ediyor.

Rusya-Ukrayna savaşı döneminde yeni kurulan birçok hacker grubu ve hacktivistler, savaşın yoğunluğu azaldıkça ve zaman geçtikçe siber cephede daha az etkin rol oynadılar. Günümüze gelindiğinde ise birkaç grup dışında birçoğu pasif duruma geçti. Hem pasif hem de aktif gruplar bugün Hamas-İsrail siber çatışmasında cephede kendilerine rol biçmiş durumdalar. 

Bunlara ilaveten dünyanın çeşitli yerlerinde yeni gruplar oluştu ve bunlar gönüllü olarak hacktivizm faaliyetleri yürütmeye başladılar. Bu grupların ilerleyen yıllarda olası başka savaşlarda da aktif rol alabileceği değerlendirildiğinde, yaşanabilecek olan siber kaosun sonuçlarını devletler bugünden düşünmek zorundadır. 

İşte bu tehlikeli oluşumların, yani hackerlar ve hacktivist grupların yürüttükleri faaliyetlere bakıldığında hem Filistin tarafının hem de İsrail tarafının oldukça sıkıntılı süreç yaşadıkları ortada. İsrail-Hamas arasındaki bu savaşta taraflarını açıkça belli eden grupların siber operasyonları şimdilik çok büyük etkilere yol açmadı elbette. Ancak oluşturdukları kaos ortamı ve neden oldukları maddi zararlara bakıldığında bu gruplar savaşın önemli aktörleri haline gelebilecek niteliğe sahipler.

İsrail-Hamas siber cephesindeki gruplar ve operasyonları

Siber cephedeki taraflar incelendiğinde, temel motivasyonların ideolojik bir konsepte dayalı olduğu aşikar. Bu noktada, tarafların eğilimleri dikkate alındığında Asya ve Orta Doğu'dan özel olarak Hamas’a, genel olarak ise Filistin'e destek veren hacktivistlerin kayda değer varlığı söz konusu. Ayrıca küresel siber operasyonlarda ve hacktivist faaliyetlerde adından söz ettiren KillNet ve AnonymousSudan gibi oldukça etkili gruplar da Hamas tarafında yer alıyor. Buna karşılık olarak, başta Hindistan’dan olmak üzere özellikle Güney Asya menşeli SilentOne ve Indian Cyber Force gibi gruplar da İsrail tarafını aktif olarak destekliyor ve bu siber çatışmada önemli bir rol oynuyorlar.

Rusya ile bağları olduğu düşünülen ve kolektif bir hacktivist grup olan Anonymous Sudan, Hamas'ın ilk roketini atmasından kısa bir süre sonra İsrail'e saldırılar düzenlendi. İsrail'deki acil durum uyarı sistemlerini devre dışı bıraktıklarını iddia eden grup daha sonra İsrail'in Demir Kubbesi'nin altyapısını hedef aldıklarını açıkladı. İsrail’in Gazze’ye yönelik ilk saldırılarının ardından grup, İsrail’in önemli basın organlarının başında gelen Jerusalem Post'un web sitesini hedef aldı. Söz konusu olayı Jerusalem Post doğrulamıştı.

Şekil 2 - Jerusalem Post'a yapılan siber saldırıya dair paylaşımlar

Yine Rus menşeli olduğu bilinen iki önemli hacker grubu da İsrail’e yönelik siber operasyonlar başlatmıştı. KillNet ve Usersec grupları bunların başında geldi. Usersec, başta Mossad olmak üzere pek çok İsrail devlet kurumunun internet sitelerine DDoS saldırıları yürüttü. Rusya’nın önde gelen hacker grubu KillNet de benzer şekilde İsrail resmi kurumlarını hedef aldı. 

KillNet grubunun bu saldırılara gerekçe olarak yayınladığı bildiri, benzer hacker gruplarının bu savaşta yer aldığı tarafları neden desteklediklerini bir anlamda açıklıyor. Buna göre KillNet, İsrail yönetimine şu mesajı göndermişti; "İsrail hükümeti, bu kanın sorumlusu sizsiniz. 2022 yılında Ukrayna'daki terör rejimini desteklemiştiniz. Rusya'ya ihanet ettiniz. İsrail'in tüm hükümet sistemleri saldırılarımıza maruz kalacak!"

Hamas’ın saldırılarının ardından İsrail’in yanında olduğunu açıklayan gruplardan siber saldırılar gelmeye başladı. Hindistanlı Indian Cyber Force grubu, 8 Ekim’den itibaren Filistin’in altyapısını hedef alacağını söyleyen ilk grup oldu. İlerleyen günlerde saldırıların dozunu artırdığı görüldü. Özellikle adı geçen grubun Filistin’e ait çok sayıda sistemi hacklediği iddia edildi.


Şekil 3 - Filistin İletişim Şirketi'nin hedef alındığını gösteren görseller (Kaynak: NSFOCUS)

Bunların yanında, aralarında Sylhet Gang, Garnesia Team, Panoc Team ve Ganosec'in de bulunduğu çok sayıda hacker grubu da İsrail'e verdikleri desteğe tepki olarak Hindistan, Fransa, ABD ve Ukrayna'ya DDoS saldırıları başlattı. Hedeflenenler arasında devlet kurumlarının resmi internet siteleri de vardı.

İsrail ile Hamas arasında yaşanan siber çatışmalarda aktif rol üstlenen grupların yürüttükleri faaliyetlere bakıldığında, kritik altyapılara yönelik olan saldırıların sayısının oldukça az olduğu görülüyor. Bu süreçte daha çok DDoS ve “website defacement” odaklı olan saldırılar söz konusu. Elektrik, su, ulaşım ve telekom gibi kritik altyapıları hedef alan saldırılar çoğunlukla İsrail’de gerçekleşti. İçme suyu tesisleri ve enerji komplekslerine sızdıklarını iddia eden hacker gruplarının yürüttüğü operasyonların henüz nasıl etkilere yol açtıklarını net olarak bilmiyoruz.

Siber operasyonlar artacak mı?

Haftalardır devam eden İsrail-Hamas savaşının siber cephesinde dünyanın çeşitli yerlerinden siber çatışmaya katılan gruplar, özellikle son günlerde daha aktif saldırılar yürütüyor. Gazze’ye yönelik artan saldırılar ve sivillerin hedef alınması, bu siber saldırıların yoğunlaşmasına neden oldu.

Sahip olduğu teknoloji ve nispeten daha çok altyapı ve sisteme sahip olan İsrail, Filistin’e nazaran bu siber çatışmada daha çok hedef oluyor ve daha çok zarar görüyor. Son günlerde kritik altyapılara sızılması ve şirketlerden veriler çalınması gibi olaylar da İsrail’i oldukça kötü etkiliyor.

Bütün bu süreçte elbette sadece siber saldırılar değil, bilgi operasyonları da etkili oluyor. Siber alanda özellikle son yıllarda artışa geçen bilgi operasyonlarının, ABD, Rusya ve Çin gibi gelişmiş devletlerden ziyade hacker grupları tarafından da yürütülebildiği bir kez daha görülüyor. İsrail-Hamas siber cephesine katılan hacktivistlerin ve hacker gruplarının dezenformasyon faaliyetleri, bu bilgi operasyonlarının başında geliyor. Sahte içerikler, montaj videolar ve farklı tarihlerde, farklı yerlerde çekilmiş görsellerle yoğun bir dezenformasyon operasyonu yürütülüyor. 

Gelinen noktada, hem siber saldırıların hem de sosyal medya başta olmak üzere pek çok platformda yanlış bilgi ve kirliliğe yol açan dezenformasyon gibi bilgi operasyonlarının daha da ileri seviyeye ulaşabileceği beklenmelidir. Savaşın artan dozu ve gelişmelerin seyrine göre siber cephede daha yoğun faaliyetler görebiliriz.
 



 


 

 


 

hamas, israil, siber güvenlik, siber tehtit, siber saldırı, siber istihbarat

ONE CIKAN ARASTIRMA

Blogumuza abone olun

Yeni blog yazılarımızla haftalık bir e-posta alacaksınız.

Blogumuza abone olun


Yeni blog yazılarımızla haftalık bir e-posta alacaksınız.

Savunmanıza bir müttefik ekleyin!

 

7/24, uçtan uca yaklaşımımızın daha iyi güvenlik sonuçları elde etmenize nasıl yardımcı olduğunu ve sizi en önemli şeye nasıl geri götürdüğünü ilk elden görün. Ekibinizin bir uzantısı olarak hizmet veren gazilerimizle kapsamı artırın, daha hızlı yanıt verin ve riski azaltın . ADEO ile ham telemetriyi operasyonel hale getirerek mevcut güvenlik ürünlerinizden maksimum değeri açığa çıkarın .

Otomasyon, çalışma kitaplarımız ve deneyimli olay müdahalemizle Ortalama Düzeltme Süresini azaltın. Güvenlik yığınınız genelinde uyarıları görüntülemek, önceliklendirmek ve yönetmek için tek bir pano kullanarak uyarıların kontrolünü elinize alın.

Gönder butonuna tıklayarak Kişisel Verilerin İşlenmesi Hakkında Aydınlatma Metnini okuduğunuzu beyan ediyorsunuz

Savunmanıza bir müttefik ekleyin!


7/24, uçtan uca yaklaşımımızın daha iyi güvenlik sonuçları elde etmenize nasıl yardımcı olduğunu ve sizi en önemli şeye nasıl geri götürdüğünü ilk elden görün.

Ekibinizin bir uzantısı olarak hizmet veren gazilerimizle kapsamı artırın, daha hızlı yanıt verin ve riski azaltın .

ADEO ile ham telemetriyi operasyonel hale getirerek mevcut güvenlik ürünlerinizden maksimum değeri açığa çıkarın .

Otomasyon, çalışma kitaplarımız ve deneyimli olay müdahalemizle Ortalama Düzeltme Süresini azaltın .

Güvenlik yığınınız genelinde uyarıları görüntülemek, önceliklendirmek ve yönetmek için tek bir pano kullanarak uyarıların kontrolünü elinize alın .

Bu formu göndererek Web Sitesi Kullanım Koşullarını ve ADEO Gizlilik Politikasını kabul ediyorum .